Müslümanlık, kendine müslümanlık mıdır?

“Haksızlık karşısında susan, dilsiz şeytandır.” diyor Ali’miz. Dünya’nın bir çok yerinde ve çoklukla övülünen müslümanlığın olduğu yerde, haksızlık ve zulmün en az olması gerekmezmiydi? Niceliğin yerinde nitelik olması doğru olurdu.

Haksızlık ve zulmün olduğu böyle yerlerde, müslümanlar ‘kendine müslüman’ olup seyirci kalmışlardır. Fotoğraf, günümüzün içler acısı manzaralarından bir örnek. Çoğunluk görmek istemediği için, kendine müslüman olmayanlar görebilir bu acı tabloları. Bu insanlık suçunu işleyenlerin yanında, seyirci olup sessizce ve korkakça izleyen dilsiz şeytanlar, Allah’tan değil zalimden korkan müslümanlardır!

Zulümde en büyük pay sahibi, seyirci kalan ve olan biteni görmezlikten gelenlerdir. Bir avuç katili, yüzlerce kişi izleyebiliyor.

♦ Ehli Beyt katliamında, maddi manevi işkencelerinde böyle olmadı mı?
♦ Osmanlı saltanatı Milletini ve Devletini satarken, Kubilay kesilirken böyle olmadı mı?
♦ Kurtuluş savaşlarımızda, basiretsiz ve korkak kesim seyirci kalmadı mı?
♦ Madımak katliamının ateşi sönmediği halde, zulme seyirci kalan, bu kendine müslümanlık değil midir?

Vatan Millet uğruna Bursa Nutku’nu yerine getirmeye çalışan Ali İsmail’ler katledilirken, seyirci kalınıp iftiralar dizilmedi mi?
Türkiye ve Türk Milleti Sevgisi, imandandır diyoruz. Çünkü Kur’an, hangi milletlerin aşağılık, lanetli.. hangi Milletin Mübarek kılındığını vurgulamıştır.

AtaTürkiye Milleti, zulümlere ve ihanetlere seyirci kalmaz! Kalmayacaktır.

Çoğunluk, neme lazımcı kendine müslüman olsa bile!

Reklamlar