ALEVİLİK ve BEKTAŞİLİĞİN GELECEĞİ

Sevgili Canlar,

Birey, toplum, ulus veya halk olarak, tıpkı Atamızın gençliğe hitabe de işaret etmiş olduğu gibi tarihimizin en ince dönemeçlerinden birine gelip dayanmış olduğumuzu duymayan, bilmeyen kalmamıştır herhalde…

Açılım, saçılım, özgürlük, demokrasi, istibdat, kahrolsun Kızıl Sultan filan derken insanımızı peşinden sürükleyen Enver Paşa ve arkadaşları yine yaptılar yapacaklarını.

Ne mi yaptılar?

Zayıf da olsa koskoca bir devleti tıpkı bugünkü iktidarın yapmış olduğu gibi aşağı yukarı on yılda SIFIRLAMIŞ ve Mustafa Kemal Paşamıza koskoca bir enkaz, büyük bir dert bırakmış sonra da gemiciklerine atladıkları gibi soluğu yabancı dostlarının ülkelerinde almışlardı. Bugün geldiğimiz nokta da tıpkı o günlerdeki gibidir. Hatta belki de daha kötü şartlardayız diyebiliriz.

Atamızın ardından ihanetler zinciri peş peşine olagelmiştir; gelecek kuşaklarımız bugünlerin günah faturalarını bizlere pay-pay ederken biz biliyoruzki bu günahların faturasında en az sorumluluğu Alevilere ve Biz BEKTAŞİLERE vereceklerdir. Çünkü biz hiçbir zaman emperyalistler ile işbirliği yapmadığımız gibi işbirlikçi yerel uşakları ise sürekli canlarımıza kıyıp durmuşlardır.

Ordularımız dağıtıldı, tersanelerimize girildi, gemiciklere binildi ve müstevlilerin cirolarıyla birleştirildi… Öyle görünüyorki sırada yine işgal ve kıyım var.

Var olmasına var da, bu kez Venizelosgiller zor durumda; ne yalan söyleyelim (kriz bahane) Sakarya’yı, Dumlupınar’ı halen unutabilmişe benzemiyorlar ama kalkıştıkları isyanların sonuçlarını tez zamanda unutmuş bir toplum var yurdumuzda ve emperyalist işgali sanki onlar başlatacaklarmış gibi geliyor.

Pekiyi bu işgal önlenebilir mi? Elbette önlenebilir!

Sözkonusu vatan ise İnsanoğlu teferruATtır diyebildiğimiz zaman ve tıpkı kurtuluş savaşımızda olduğu gibi bir olmayı, iri olmayı, diri olmayı başarabildiğimiz ölçüde engellenebilir.

Hatta öyleki Kurtuluş Savaşımızda ”Söz konusu vatan ise mezhebim bile teferruattır” diyebilmiş olmasa idik; bugün gerçekten yıkılmasına ramak kalmış Türkiye Cumhuriyeti devletimiz daha en baştan olmayacaktı.

Peki ne olacaktı?

1920 ten beri il-il, ilçe-ilçe, mezra-mezra, sözde eyalet-eyalet birbirlerini yiyip duran uyduruk devletçikler…

Püfürükten kürdistan, üfürükten Yörükistan, tükürükten Maraşistan ve hepsini katletmek üzere bir yere toplamayı amaçlayan uyduruktan da bir Alevistan… Al sana Afganistan, al sana Irak, olduk mu şimdi Suriye??

Sahi (tamam ABD gelip işgal etti anladık da) Afanistan’da, Irak’ta, Suriye’de gerçekte olup biten nedir hiç düşündük mü? Neden mısır patlar gibi her gün canlı, canlı patlayıp duruyorlar acaba?

Öyle ya ABD işgal etti etmesine de pazar yerlerinde bombaları sarıp gövdelerini gümletenler coniler değiller ya!

Peki nedir bu insanların dertleri? Neden hergün bir cami, okul, araç, pazaryeri, türbe bir canlı bomba eşliğinde havaya uçup duruyor?

Emperyalist ABD kuşkusuzki işgalci ve suçludur; ancak ”Şu vahşet karşısında tek suçlu ABD midir acaba?” sorusunu sormadan da geçmek istemiyorum.

Yanıtını da kısaca yine kendimiz verelim:

ABD, işgal bahane, onları yiyip bitiren şey aslında lanet olası mezhep taassupları ve aşiretçi yapılarıdır. Gerçek şudur ki o mezhep taassubuyla boğuşan komşularımız Saddam gibi bir dikdatörün şahsında bir şişeye hapsedilmiş haşerelerse eğer; ABDnin yaptığı şey gelip şişenin kapağını açmaktan başka birşey değildir.

Komşularımızı böyle kasıp kavuranlar, bizi de aynı şekilde yandırma halleriyle yanıp tutuşmaz olurlar mı hiç canlar?

Yok, yok biz başbakan ya da muhalefetten sorumlu devlet bakanlarından birisi değiliz. Bu yüzden ”provokasyon, lokasyon, adaptasyon, oryantasyon, krem ve losyon” demeyeceğiz merak etmeyin lütfen.

Tam tersine yasalardan doğan medeni PROTESTO haklarımızı sonuna kadar kullanmamız gerektiğini belirtmemize ek olarak ayrıca vurgulamaya çalıştığımız şey şudur ki yurdumuz üzerinde çok büyük oyunlar oynanıyor. En büyük oyunlar ise koyunlar ve çakallar eliyle döndürülenler oluyor; yani en büyük oyunlar hep DEĞERLER ÜZERİNDEN BİR ALDATMACAya dayandırılıyor. Sadece yer altı, yer üstü kaynaklarımız değil DEĞERLERİMİZ DE SÖMÜRÜLÜYOR ne yazıkki…

Kendilerini Kerbelada Yezide karşı duran Hüseyinlermiş gibi takdim eden ayağı çarıklı, sırtı keleşli, eli bombalı-bıçaklı, emperyalist uşağı katillerin (Allah korusun bir devlet filan kuracak olurlarsa) ilk başta kesecekleri toplum Aleviler olacaktır. Çünkü onlar geçmişte Alevilik inançları ve kürtçülük histerileri arasında seçim yapmak zorunda kalarak, kendilerince seçimlerini Alevi Türk, Türkmenlerle yan yana yer almaktansa sözde de Alevi olmalarına karşın Alevileri satıp Şafi kürtler ile birlikte hareket etmişler ve bundan sonra da edebileceklerini ispat etmişlerdir.

Bunun anlamı, ”Aleviliğin de Ali’nin de Türkün de canı cehenneme! Biz Şafi Kürt kardeşlerimizleyiz, aslımıza dönüyoruz” demiş olmalarıdır. İşte şimdi Alevileri yanlarına çekip devletin karşısına dikmeyi hedefleyen bu insanlar, eğer bir güç elde edebilirler ise yine Şafi Kürt kardeşleriyle senkronize hareket edecekler ve sözde Marksizist olarak düşmüş oldukları bu hıyanet yolculuklarını, İŞID kafasındaki bir Kürt devletinde bütün Alevileri katlederek taçlandıracaklardır.

Ülkemizin şu döneminde bize en fazla gereken şey Hacı Bektaş’ın da dediği gibi birlik ve beraberliktir. Beraberlik ama nerede, kimde?

Elbetteki ATATÜRKİYEde!

İnançlarımızı, acılarımızı, değerlerimizi, geçmiş büyüklerimizi, ulu kişilerimizi sömürenlere prim vermeyelim. Bu bin bir zorlukla hep birlikte kurduğumuz devletimiz yıkılır ise bize gidecek yurt, bize başka vatan, bize görecek gün, bize yiyecek ekmek yok canlar!

Alevi postu giyip yanına gelen dürzüler sana Atatürk bizi kesti mi dedi can?

O yalan iftirayı da konuşuruz bir gün, ama bugün ATATÜRKİYEmiz, LAİKLİK, ÖZGÜRLÜK ve DEMOKRASİ CAN ÇEKİYOR; biz el uzatır isek dirilecektir.

Burada birlik olmaktan, emperyalistlere ve yerel uşaklarına karşı yeniden bir destan daha yazıp kurtulmaktan başka bir çıkış daha yok bize can…

Pardon, başlık ”Alevilik ve Bektaşiliğin geleceği” hakkında mıydı?

Hala anlaşılmadı mı can? VATAN ELDEN GİDİYOR…

Erenler arkadaş,
Hızır dede bize yoldaş,
Atatürk ise yine baş olsun!
Allah Allah..

M.G. Yılman
‪#‎BİZdeBEKTAŞİYİZ‬

Reklamlar